Yeni Anayasa Taslaginda Genclik ile ilgili Temel Bölümler

Nach unten

Yeni Anayasa Taslaginda Genclik ile ilgili Temel Bölümler

Beitrag  Admin am Sa Jan 05, 2008 7:39 am

YEDİNCİ ALT BÖLÜM
Yükseköğretim Kurumları
Genel ilkeler
Madde 100- (1) Üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip olmak üzere kanunla; diğer yükseköğretim kurumları ise kanunla belirlenen esaslara göre kurulur. Üniversiteler ve diğer yüksek öğretim kurumları, kanunda gösterilen usul ve esaslara göre vakıflar tarafından da kurulabilir.
(2) Üniversiteler ve diğer yükseköğretim kurumları ile öğretim üyeleri ve yardımcıları, serbestçe her türlü bilimsel araştırma, yayın, açıklama ve öğretim faaliyetinde bulunabilirler.
(3) Rektörler, kanunun belirlediği usul ve esaslara göre öğretim üyeleri tarafından beş yıl için ve bir defaya mahsus olmak üzere seçilir. Vakıf üniversiteleri ile diğer yükseköğretim kurumlarına ilişkin düzenlemeler saklıdır.
(4) Üniversite ve diğer yükseköğretim kurumlarının yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları, üniversitelerin ve diğer yükseköğretim kurumlarının yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
(5) Üniversitelerin ve yüksek teknoloji enstitülerinin hazırladığı bütçeler; Millî Eğitim Bakanlığına sunulur ve merkezî yönetim bütçesinin bağlı olduğu esaslara uygun olarak yürürlüğe konulur ve denetlenir.
(6) Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve işleyişleri, organları ve bunların seçimleri ile üniversite organlarınca denetlenmesi, bilimsel özerklik esaslarına göre kanunla düzenlenir.
(7) Vakıflar tarafından kurulan üniversiteler ile diğer yükseköğretim kurumlarının, akademik çalışmaları ile öğretim elemanlarının akademik unvanları kazanmaları Devlet tarafından kurulan yükseköğretim kurumları için öngörülen hükümlere tâbidir.
(8) Türk Silâhlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilâtına bağlı yükseköğretim kurumları özel kanunlarının hükümlerine tâbidir.
Yükseköğretim Kurulu
Madde 101- (1) Öğretim elemanı yetiştirilmesini planlamak, üniversitelerce önerilen öğrenci kontenjanlarını onaylamak ve üniversiteler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla Yükseköğretim Kurulu kurulur.
(2) Yükseköğretim Kurulu on bir üyeden oluşur. En az dördü farklı üniversite ve yükseköğretim kurumlarında görevli profesörler arasından olmak üzere, üyelerden altısı Bakanlar Kurulu tarafından seçilir. Üyelerden beşi ise farklı üniversite ve yükseköğretim kurumlarında görevli profesörler arasından kanun tarafından belirlenen usullere göre üniversitelerce seçilir.
(3) Yükseköğretim Kurulu üyelerinin görev süresi üç yıldır. Kurul, kendi üyeleri arasından üç yıl için bir Başkan seçer. Aynı kişi tekrar Başkan seçilemez.
(4) Yükseköğretim Kurulunun teşkilâtı, görev, yetki ve sorumluluğu ile çalışma esasları kanunla düzenlenir.
Maddenin değiştirilme gerekçesi
Madde 100- Getirilen düzenlemeyle, yükseköğretim kurumlarının bilimsel özerkliği ve öğretim elemanlarının akademik özgürlüğü güçlendirilmektedir. 1982 Anayasasının 130 uncu maddesinin yasakçı ve sınırlayıcı yaklaşımı yerine, yükseköğretim kurumlarının bilimsel özerkliğini öne çıkaran ve bu amaçla teminatlar öngören bir düzenleme yapılmaktadır.
İkinci fıkrada, yükseköğretim kurumları ile buralarda görev yapan akademisyenlerin, serbestçe bilimsel araştırma, öğretim, yayın ve açıklama yapabilecekleri belirtilmek suretiyle, akademik hürriyet hem kurumsal hem de bireysel boyutuyla güvenceye alınmıştır.
Üçüncü fıkrada, üniversitelerde daha demokratik bir ortam oluşturmak amacıyla, rektörlerin doğrudan öğretim üyelerince seçilmesi esası benimsenerek Yükseköğretim Kurulu ve Cumhurbaşkanının bu konudaki yetkisi sona erdirilmektedir. 1982 Anayasasının 130 uncu maddesinde Yükseköğretim Kurulunca seçilmesi öngörülen dekanlara ilişkin olarak bir hüküm getirilmemekte; yükseköğretim kurumlarının diğer organları gibi dekanların seçilip atanmalarına ilişkin esaslar da kanuna bırakılmaktadır.
Bu düzenlemelerle yükseköğretim kurumlarımızın çağdaş bir yapıya ve işleyişe kavuşturulması amaçlanmaktadır.


Dernek kurma hürriyeti
Madde 30- (1) Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma, bunlara üye olma ve üyelikten ayrılma hürriyetine sahiptir.
(2) Dernek kurma hürriyeti millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel sağlığın, genel ahlâkın, başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması veya suç işlenmesinin önlenmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
(3) Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, gecikmesinde sakınca varsa millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde, kanunla yetkili kılınan merci, derneği faaliyetten men edebilir. Bu merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
(4) Birinci fıkra hükmü, Türk Silâhlı Kuvvetleri ve genel kolluk mensuplarına, hâkim ve savcılar ile bu meslekten sayılanlara ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde diğer kamu hizmeti görevlilerine sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
(5) Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.

Toplantı, gösteri ve yürüyüş düzenleme hürriyeti
Madde 31- (1) Herkes, önceden izin almadan, silâhsız ve saldırısız toplantı, gösteri ve yürüyüş düzenleme hürriyetine sahiptir.
(2) Toplantı, gösteri ve yürüyüş hürriyeti, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel sağlığın, genel ahlâkın, başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması veya suç işlenmesinin önlenmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

Maddelerin değiştirilme gerekçeleri
Madde 30- 1982 Anayasasının 33 üncü maddesi, 1995 ve 2001 yıllarında dernek hürriyetini genişletici yönde önemli değişikliklere uğramıştır. Bu nedenle, madde sınırlama sebepleri yeniden ifade edilmek suretiyle aynen korunmuştur. Ancak, “Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir” şeklindeki cümle gereksiz olduğu için çıkarılmıştır.


Madde 31- 1982 Anayasasının 34 üncü maddesi 2001 değişiklikleriyle toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını daha iyi koruyan bir hüküm haline gelmiştir. Burada gösteri ve yürüyüş ayrı ayrı zikredilmek suretiyle korunan hakkın kullanım alanı genişletilmiştir. Ayrıca, ikinci fıkradaki sınırlama sebepleri de diğer maddelerle uyum sağlamak amacıyla yeniden formüle edilmiştir. Bu maddede de, dernek kurma hürriyetinde olduğu gibi, bu hakkın kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usullerin kanunda












Eğitim ve öğrenim hakkı
Madde 45- (1) Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz.
(2) Eğitim ve öğretim, demokratik, lâik, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
(3) Temel eğitim, bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
(4) Özel ilk ve ortaöğretim okullarının bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları için öngörülenler dikkate alınarak kanunla düzenlenir.
(5) Eğitim ve öğretim dili Türkçedir. Türkçeden başka dillerde eğitim ve öğretim yapılması ile ilgili esaslar, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak kanunla düzenlenir.

Alternatif 1
(6) Kılık ve kıyafetinden dolayı hiç kimse yükseköğrenim hakkından mahrum bırakılamaz.
Alternatif 2
(6) Yükseköğretim kurumlarında kılık ve kıyafet serbesttir.
(7) Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.

Maddenin Değiştirilme Gerekçesi
Madde 45- Maddenin birinci fıkrası, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere, uluslararası temel hukuk normları uyarınca yeniden düzenlenmiştir. Buradaki maksat, Anayasa tarafından insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi ile ilgili görevler yüklenmiş olan Devletin, eğitim gibi insan kişiliğini oluşturan temel bir işlevi yerine getirirken bireysel tercih imkânını içeren bir serbestlik alanına da dikkat etmesi gerektiğini vurgulamaktır.
Çağdaş hürriyetçi demokrasi ilkeleriyle uyumlu bu yaklaşım uyarınca, maddede eğitim ve öğretimin demokratik, lâik ve çağdaş eğitim esaslarına uygun şekilde yapılacağı özenle vurgulanmaktadır.
Beşinci fıkrada, eğitim ve öğretim dilinin Türkçe olduğu belirtilmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin resmî dilinin Türkçe olduğu, değiştirilemez maddelerden olan 3 üncü maddede düzenlenmiştir. Dolayısıyla, her türlü resmî yazışmalarda olduğu gibi, eğitim ve öğretimde de kullanılacak olan dil Türkçedir. Bununla beraber, Türkçenin yanında diğer dillerde de eğitim ve öğretim yapılabilmesini sağlamak amacıyla bu fıkraya yeni bir hüküm eklenmiştir. Buna göre, Türkçeden başka dillerin eğitim ve öğretimde kullanılmasına ilişkin esaslar, demokratik toplum düzeninin gerektirdiği eşitlik, çoğulculuk ve katılımcılık gibi ilkelere uygun olarak kanunla belirlenecektir

Alternatif 1 ve 2
Aynı şekilde altıncı fıkra hükmü, kültürel farklılıklar ile bireysel hayat tarzı tercihlerinin tezahürü niteliğinde olan kılık kıyafet farkının, insanın rüşt yaşını tamamlamış olmakla hayatıyla ilgili tercihlerini de bilinçli bir biçimde yapabileceğinin kabul edildiği bir çağ olan yükseköğretim çağında bu temel hak ve hürriyetten yararlanmaya engel oluşturmaması gerektiği mülâhazasıyla oluşturulmuştur.
Ayrıca, bu maddedeki düzenlemeler, hem hürriyetçi ve çoğulcu demokratik toplum düzeninin gerekleriyle hem de Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği normlarıyla Türkiye’nin anayasal düzeni arasında gerçek bir uyumu da gerçekleştirmiş olmaktadır.
Önceki anayasalarda da bulunan ve “milletlerarası anlaşmaların saklı” olduğunu belirten hüküm son fıkra olarak muhafaza edilmiştir. Bununla, başta Lozan Andlaşması olmak üzere Türkiye’nin taraf olduğu andlaşmalarda eğitim ve öğretime ilişkin farklı hükümlerin korunması amaçlanmaktadır.
avatar
Admin
Admin

Anzahl der Beiträge : 124
Anmeldedatum : 02.01.08

Benutzerprofil anzeigen http://aleviler.forumieren.de

Nach oben Nach unten

Nach oben

- Ähnliche Themen

 
Befugnisse in diesem Forum
Sie können in diesem Forum nicht antworten